www.mardinnethaber.com
Mustafa Erkar
e-posta : ferkar47@hotmail.com
Ekleme tarihi :01.10.2016
Kategori :
Okunma sayısı :941
BADEMLİ SOKAĞIN, SİNEKLİ BAKKALI (İZZETTİN AMCA)

Mardin'in sokaklarını dolaşırken karşınıza mutlaka dikkatinizi çekecek ya da sizleri celp edecek tarihi eser, kişi veya mekânlarla karşılaşabilirsiniz.
Mardin'in uzun ve tarihi sokaklarından biri olan bademli sokak, halk dilinde ikinci cadde olarak da anılmaktadır. Mardin Müzesinin yapmış olduğu etkinlikleri bu sokakta sergilemesi sonucunda sanat sokağı ismini de almıştır. Aslında yıllar önce burada açılan bakkallar, fırınlar, kuruyemiş ve doğrama atölyeleriyle daha önceden bu sokağın sanat sokağı olduğunu söyleyebiliriz.
Son zamanlarda özellikle yeni yuva kuracak damat ve gelin adayları düğünden veya nişandan önce mutlaka buraya gelerek ömürlerinin son anına kadar mutluluklarını ölümsüzleştirmek için çeşitli resimler çekerek bu sokağa ayrı bir renk ve anlam katmaktadır.
Bu günkü yazımda sizlere bu sokakta yıllar önce kuruyemiş imalatı ile başlayarak daha sonra bakkallık mesleğine de yönelen (Ammo İzzi ) İzzettin Basut amcadan sizlere söz etmeye çalışacağım. 1934 yılında doğan İzzettin amca on iki yaşındayken kuruyemiş imalatçısı olan dayısının yanında çırak olarak iş hayatına atılır. Dayısının yanında işi kavradıktan sonra dayısından izin alarak, bundan sonraki süreçte kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi için kendi mahallesinde bir kuruyemiş atölyesi açmaya karar verir.
O dönemlerde açmış olduğu küçük atölyesinde yanında çalıştırdığı birkaç çırak olmasına rağmen civar köylere ve şehir merkezinde faaliyet gösteren bakkalların siparişlerine zorla yetişiyordu. Kuru yemiş atölyesinde sade ve şekerli leblebi olmak üzere iki ürün üzerinde üretim yapan İzzettin amca, bu tempoyla yirmi yıl başarılı bir şekilde bu atölyeyi çalıştırır. O dönemlerde buradan geçenler taze leblebi kokusuna dayanmayarak, kurutulmak için dükkânın önüne serilen leblebinin tadına bakmadan geçmezdi.
Günler bir birini kovalarken bu arada mahalle sakinleri de arada bir kendisinden ev ihtiyaçları olan ürünleri istemesi üzerine kafasında bazı sorular oluşmaya başladı. Bu talepler üzerine atölyesinin bitişiğinde depo olarak kullandığı dükkânını bakkal dükkânı olarak açmaya karar verir. Kuruyemiş atölyesini çırakları çalıştırırken, kendisi de yeni açmış olduğu bakkal dükkânında çalışmaya başlar.
Bakkal dükkânında işlerin iyi gittiğini gören İzzettin Amca, bu mesleğini daha da geliştirmeye karar verir. Dükkânın önünde bir tezgâh açarak, kuruyemiş ihtiyacını karşılamaya gelen köylülerin getirdikleri köy ürünlerini burada sergileyerek daha çok müşterinin ilgisini çekmeye başlar. Uzun yıllarını bu mesleğe adayan İzzettin amca, teknolojinin gelişmesiyle birlikte atölyesinde ki işlerin yavaş yavaş gerilemeye başlamasıyla kuru yemiş atölyesini kapatmaya karar vererek, bakkallık mesleğine daha çok ağılık vererek dükkândaki çeşitleri arttırmaya başlar.
Son yıllarda Alış Veriş Merkezlerinin yaygın hale gelmesiyle birlikte birçok mahalle bakkalında olduğu gibi İzzettin amcanın dükkânında işler neredeyse bitme aşamas-ına gelir. İzzettin amca son zamanlarda deyim yerindeyse kendi yağıyla kavrulmak zorunda kalır. Bir zamanlar on çocuğunun nafakasını bu dükkândan çıkarırken, yetmiş yıldan sonra her ne kadar eskisi gibi iş yapmasa da hala aynı dükkânda ve aynı sokakta bakkallık mesleğine devam etmektedir.
Bir ömür harcadığınız mesleğinizde bizimle paylaşmak istediğiniz bir anınız var mı? Sorusuna karşılık İzzettin amca tebessümle;
“-Dükkânım küçük olduğundan çocuk eşyalarını ve meyve sebzeyi dükkânın önüne dizerdim. Meğerse mahalle çocukları ara sıra göz hakkı olacak ki bu eşyalara el atarmış. Bu çocuklar başka şehirlere gittiği halde ve hepsi büyümesine rağmen, beni gördüklerinde arkamdan seslenerek;
-İzzettin amca, küçükken tezgâhına el atmıştım hakkını helal et. Mardin'e gelenlerde dükkânıma kadar gelerek benden helallık istemektedir. Bu da beni çok duygulandırıyor.”
Bunları anlatırken yüzündeki o tebessüm, o samimiyet ve o özlem gözlerinin içine kadar yansıyor.
Mardin Müzesinin son zamanlarda burada yaptığı restorasyonlarla bu sokağa yeni bir imaj katmış, İzzettin amcanın dükkânı da bu çalışmalar kapsamına dâhil edilerek “Sinekli Bakkal” ismini almıştır. İstanbul'un sinekli bakkal sokağı varsa, Mardin'in de Bademli Sokağın Sinekli Bakkalı vardır.
Selam ve Muhabbet ile...

Bu haber için henüz yorum yapılmamış..
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.Yazılı izin olmadan ve kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Mardinnethaber.com