www.mardinnethaber.com
Bahattin UNCU
e-posta : bahattinuncu@mynet.com
Ekleme tarihi :21.10.2018
Kategori :
Okunma sayısı :1702
ANDIMIZ HİKAYESİ

8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle okullarda okutulan Andımız uygulamasını kaldırılan yönetmelik değişikliği Türk Eğitim-Sen'in açtığı dava sonucunda Danıştay 8.Dairesinin verdiği kararla iptal edilmiş bulunuyor.
Genel hukuk mantığı içerisinde bu kararı anlamakta güçlük çektim.
İdare Mahkemelerinin İdare yerine geçecek şekilde karar verme yetkisine sahip olmadıkları genel bir kuraldır.
Yönetmelik hazırlanırken Danıştay'ın hukuka aykırı hükümleri iptal yetkileri var, ancak değiştirilen veya kaldırılan bir hükmü geri getirme yetkisi olduğunu düşünmek yukarıda zikredilen genel kurala aykırıdır.
Ülkenin genel siyasetini siyasi sorumluluk taşıyan Hükümetler belirler.
Herkes bilir ki; Osmanlının bakiyesi ülkemizde Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Abaza, Boşnak vs.çok sayıda farklı etnik kökenli insan/vatandaş yaşamaktadır.
Öyle olunca Hükümetin içinde “Türküm” diye başlayan Andımız uygulamasını 2013 yılında kaldırması belli bir ırka üstünlük ve ırkçılığı çağrıştırdığından ülke genelinde destek görmüştü.
Andımız uygulamasından vazgeçilmesinin getirdiği olumsuz bir sonuç yokken Danıştay 8.Dairesinin 5 yıl sonra verdiği bu karar bu nedenle anlamsız ve hukuki dayanaktan yoksun, toplumsal karşılığı bulunmayan zorlama bir karardır.
Mahkemenin kendisini siyasi otorite yerine koyarak kaldırılmış bir uygulamayı dayatma anlamı da taşımaktadır.
Basına yansıyan karar gerekçesi ise bir başka hukuki ucubedir.
Gerekçe olarak gösterilen “… idarenin haklı bir neden olmadan yerleşik, istikrar kazanmış uygulamalarından ayrılmasının sahip olduğu serbestiyi düzenli idare ilkesine ve bu ilkenin bağlı olduğu eşitlik ilkesine aykırı kullanması…” ifadesi neyi anlatmaktadır ?
Ben anlamadım, anlayan beri gelsin...
Var olan yanlış ve haksız uygulamalar kaldırılamayacaksa dünyanın taş devrine geri dönmesi gerekiyor.
Bir sürü yanlış uygulama baskıyla, ısrarla uygulandığında toplum tarafındanda içselleşebilir.
İyi de zamanla toplumsal tepkinin azalması, uygulamanın haklılığını mı gösterir…?
Tarih bize toplumda baskı nedeniyle zamanla kabul edilen ancak toplumu çürüten bir çok yanlış uygulamanın ileriyi gören , vicdan sahibi cesur yöneticiler tarafından kendini devletin asıl sahibi kabul eden güçlerden gelecek risklere aldırmadan kaldırma mücadelesi verdiğini ve toplumu saran prangaları kırarak iyi yöne sevk ettiğini göstermiştir.
Bütün büyük liderleri son dönemde de Erbakan’ı Özal’ı, Erdoğan’ı lider yapanda bu değil midir...?
Ne demek istikrarlı uygulama ..?
Bir uygulama haksız,adaletsiz, insan haklarına aykırı,kısıtlayıcı, baskıcı, ülkede ayrışmaya,çatışmaya, güvensizliğe, insanların bir şekilde dışlanmasına neden oluyorsa istikrarla uygulandı diye kaldırılamayacak mı ?
Bu ülkede yaşayan herkes yaşamı boyunca baskıyla uygulanan haksız, zalimane bir çok haksız uygulamaya muhatap olmuş, yaşamıştır.
Önceleri işkencede istikrarlı bir uygulamaydı.
Toplumu yürürlükten kaldırılmış haksızlıklara, zulümlere mahkeme kararıyla mecbur etmeye , geri döndermeye kimsenin hakkı yoktur.
Ben "..istikrarlı uygulama..." şeklindeki gerekçeyi anlamadım.
Anlayan varsa lütfen buraya not düşsünde cehaletimizi giderelim.

Bu haber için henüz yorum yapılmamış..
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.Yazılı izin olmadan ve kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Mardinnethaber.com