www.mardinnethaber.com
“Hepatitsiz Yaşam” programı sona erdi.
03.10.2017 18:39 Mardin Nethaber

 

Viral Hepatit Savaşım Derneği (VHSD) Mardin şubesi tarafından düzenlenen “Hepatitsiz Yaşam” programı sona erdi.

Atatürk Kültür Merkezinde (AKM) Vali Kılıçlar Salonunda düzenlenen programa Prof. Dr. Rahmet Güner, Prof. Dr. Tansu Yamazhan, Viral Hepatit Savaşım Derneği Mardin şube temsilcisi Uzman Doktor Berivan Tunca ve çok sayıda davetli katıldı.

Programın açılışında konuşan Viral Hepatit Savaşım Derneği Mardin şube temsilcisi Uzman Doktor Berivan Tunca; 2013 yılından beri Mardin genelinde bulaşıcı hastalıklar ile mücadele ettiklerini belirterek, ‘Mardin Hepatit B ile Mücadele Komisyonu’ kurduklarını ve yaklaşık 2 yıldan beridir bu alanda çeşitli eğitim ve taramalar gerçekleştirdiklerini söyledi.

Sunumuna karaciğerin yapısı ve görevlerini anlatarak başlayan Tunca, sözlerine şöyle devam etti: “Karaciğer vücudumuzun en dirençli ve güçlü organıdır. Herhangi bir sebeple iltihaplanan karaciğere “Hepatit” denir. Hepatit; kimyasal bazı maddeler, ilaçlar ve alkol gibi sebeplerle olabilirken bulaşıcı hepatit (sarılık) ise Hepatit A, B, C, D ve E virüslerine bağlı olarak ortaya çıkar. Yeni doğan bebek sarılığı, safra kesesi taşına bağlı sarılık veya tümöre bağlı sarılık ise bulaşıcı değildir. Ayırıcı testlerle sarılık yapan durumun ortaya konulması gerekir” dedi.

Hepatit A ve Hepatit E ise kirli su ve gıdalar yolu ile insanlara bulaştığını anlatan Tunca, “İleri yaşlarda ve gebelikte olması halinde tehlikelidir, hızla karaciğer yetmezliğine ilerleyerek ölümle sonuçlanabilir. Hepatit A aşısı çocukluk çağından itibaren yapılmalıdır. Bağışıklık sistemini baskılayan hastalığı olan kişilerin de mutlaka tetkik edilerek aşılanmaları gerekir. Kronik Hepatit dediğimiz kalıcı hale gelerek uzun zaman içerisinde siroz ve karaciğer kanserine ilerleme potansiyeli taşıyan müzmin bulaşıcı sarılığın etkenleri ise Hepatit B, C ve D’dir. Kronik Hepatiti bu kadar önemli kılan, sinsi olmasından dolayı tanının gecikmesi ve nüfusun büyük bir çoğunluğunu etkisi altına alabilmesidir” ifadelerini kullandı.

Hepatit C hastalığı son yıllarda bulunan ve halka ulaştırılan tedavi olanakları sayesinde %95 oranında tedavi edilebilir hale geldiğini söyleyen Tunca, Hepatit D hastalığı ise Hepatit B mikrobunun varlığı durumunda bulaşabilmekte ve henüz tedavisi konusunda fazla yol kat edemediğimiz bir noktada bulunmaktadır. Yaygın görülmesi, aşısının olması ve kesin tedavisinin olmamasından dolayı en önemli hepatit virüsü, Hepatit B’dir. Hepatit B, tüm dünyada 2 milyardan fazla kişiye bulaşmıştır. Dünyada yaklaşık 400 milyon kişi müzmin=kronik B tipi sarılık hastasıdır. Her yıl bu kişilerin yüzde 25-40’ı siroz ve karaciğer kanseri sebebiyle ölmektedir. B tipi sarılık mikrobu sigaradan sonra ikinci sıradaki kanser yapıcı etkendir. Bu kadar yaygın, tehlikeli ama bir o kadar da sinsi olan bu hastalıkla mücadele etmek için elimizdeki en önemli kozumuz AŞI’dır. 1998 yılından bu yana yeni doğan her bebeğe hastanede ilk doz yapılmakta, 2-3 dozlar da yine aile hekimlikleri tarafından takibe alınmakta ve ücretsiz olarak yapılmaktadır. En önemli bulaşma yolları kan teması (sağlıklı olmayan koşullarda yapılan diş tedavileri, manikür-pedikür, berber-kuaför faaliyetleri, sünnetler, damar içi uyuşturucu, hastanelerde iğne batmaları) gibi korunmasız cinsel ilişki ve anneden bebeğe geçiştir. Bu nedenle özellikle! GEBE İZLEMİ bu hastalıkla mücadelede çok önemlidir. Gebe kalan herkesin ve ailesinde kronik hepatit B olan herkesin HBSAG ve ANTIHBS tetkiklerini hiç vakit kaybetmeden yaptırarak durum öğrenilmeli ve aşılarının eksik olması durumunda aşılanmaları, hastalığın saptanması durumunda ise takip ve tedaviye alınmaları gerekir” şeklinde konuştu.

Bölgemiz için bu durum daha da vahimdir. Ülkemizin batı illerinde Hepatit B sıklığı yüzde 3 iken bu oran doğuya gelindiğinde yüzde 10’ları geçmektedir diyen Tunca, “Aşısı olan ölümcül bir hastalıkla mücadele bizim için olduğu kadar sizin için de oldukça önemlidir. Bu nedenle sizlerden çevrenizdekileri bilinçlendirmenizi (özellikle gebe ve ailesinde hepatit B olanlar) tüm yakınlarınıza tahlil ve aşı yaptırmanızı, bilimsel çalışmalara destek olmanızı, doktorunuza danışmadan tıbbi olmayan tedavilerden uzak durmanızı ve çevrenizdekileri uyarmanızı bekliyoruz” uyarısında bulundu.

Programın akışında Viral Hepatit Savaşım Derneği temsilcileri Prof. Dr. Rahmet Güner ile Prof. Dr.Tansu Yamazhan katılımcılardan gelen soruları yanıtladı.

Programın ikinci olan bölümünde ise Mardin’de görev yapan aile hekimleri ile özel bir otelde, Prof. Dr. Rahmet Güner ile Prof. Dr. Tansu Yamazhan burada da ayrıca bir sunum yaparak, aile hekimlerinin takip etmekte oldukları nüfuslara yönelik bilinçlendirme ve takip etme konulu bir sunum yapıldı.

Programın sonunda ilimizde topluma yönelik bu tarz eğitimlerin sıkla yapılması ve kültür halini alması konusunda duyarlılığın artırılması konusunda uzman kişilerin davet etmeye devam edilmesi gerektiği vurgusu yapıldı.

‘Mardin Hepatit B ile Mücadele Komisyonu’ Mardin İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı İl Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Birliği, Artuklu Üniversitesi, Mardin Tabip Odası ve Aile Hekimleri Derneği’nin bileşenlerinden oluşmaktadır.

 

 

Bu haber için henüz yorum yapılmamış..
SAĞLIK
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.Yazılı izin olmadan ve kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Mardinnethaber.com